📋 İçindekiler Tablosu
- Acele Kamulaştırma Nedir ve Hangi Hâllerde Uygulanır?
- Acele Kamulaştırma Süreci Nasıl İşler?
- Acele Kamulaştırma Kararı Kesin midir? Temyiz Edilebilir mi?
- Cumhurbaşkanı Kararına Karşı Dava Açma Süresi ve Yargı Yolu
- İdare Bedel Tespiti Davasını Açmazsa Ne Olur?
- Acelelik Kararının İptali Asıl Kamulaştırmayı Etkiler mi?
- İzmir’de Acele Kamulaştırma İşlemlerine İtiraz
- Sıkça Sorulan Sorular
- Yasal Dayanak: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 27; 2577 sayılı İYUK m. 20/A (ivedi yargılama usulü)
- Temel İlke: Acele kamulaştırma mülkiyeti değil yalnızca geçici zilyetliği idareye devreder; asliye hukuk mahkemesince verilen el koyma kararı nihai hüküm değildir
- Kritik Süre: Cumhurbaşkanı kararına karşı Danıştay’da, usulüne uygun tebligatla 30 gün; tebligat yapılmamışsa öğrenmeden itibaren 60 gün
- Sonuç: İdare el koyduktan sonra makul sürede bedel tespiti ve tescil davası açmazsa, el atma kamulaştırmasız el koyma niteliği kazanabilir
İdare, taşınmazınıza olağan kamulaştırma süreci tamamlanmadan mı el koydu? Bu genellikle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırma usulüyle yapılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli, 2024/216 E., 2025/726 K. sayılı kararına göre bu usul, kamulaştırma sürecinin bitmesi beklenmeden idarenin taşınmaza el koyabilmesine imkân tanıyan istisnai bir usuldür; mülkiyeti değil yalnızca kullanım hakkını geçirir. Bu yazıda acele kamulaştırmanın hangi hâllerde uygulanabileceğini, sürecin nasıl işlediğini ve malikin haklarını Yargıtay ile Danıştay kararları ışığında açıklıyoruz.
Acele Kamulaştırma Nedir ve Hangi Hâllerde Uygulanır?
Acele kamulaştırma, kamu yararının ivedilikle gerektirdiği istisnai hâllerde, olağan kamulaştırma prosedüründeki kıymet takdiri dışındaki idari ve usuli işlemler sonradan tamamlanmak üzere idareye taşınmaza derhal el koyma imkânı tanıyan geçici bir usuldür. Danıştay Altıncı Dairesi’nin 25.09.2024 tarihli, 2023/3617 E., 2024/4969 K. sayılı kararında bu kurum, “kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve mülkiyetin idareye geçmesine kadar taşınmaza el konularak kullanım hakkının idareye geçmesini sağlayan bir işlem” olarak tanımlanmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09.05.2024 tarihli, 2024/652 E., 2024/1039 K. sayılı kararına göre Kanun’un 27. maddesi uyarınca bu usule yalnızca üç sınırlı durumda başvurulabilir:
- 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında,
- Aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hâllerde,
- Özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 09.05.2024 tarihli, 2024/164 E., 2024/1021 K. sayılı kararında acelelik hâlinin varlığından söz edilebilmesi için, “idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının” ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Olağan kamulaştırma sürecinin uzun sürmesi tek başına acele kamulaştırma kararı almak için yeterli değildir (Danıştay İDDK, 06.12.2023, 2023/2280 E., 2023/2977 K.).
Acele Kamulaştırma Süreci Nasıl İşler?
Süreç, birbirini izleyen idari ve adli aşamalardan oluşur:
- Kamulaştırma ve acelelik kararının alınması: Danıştay Altıncı Dairesi’nin 20.01.2022 tarihli, 2021/10951 E., 2022/471 K. sayılı kararına göre, “acelelik kararının varlığı, kamulaştırma kararının varlığı şartına bağlıdır”; idarenin kamulaştırma kararı ile Cumhurbaşkanının acelelik kararı birbirinden ayrı iki karardır.
- Adli yargıya başvuru ve taşınmaza el koyma: İdare, Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, 7 gün içinde bilirkişilerce tespit edilecek değerin mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla taşınmaza el koyma kararı alır.
- Bilirkişi incelemesi ve kıymet takdiri: Mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulu, Kanun’un 15. maddesine göre mahallinde keşif yaparak taşınmazın o anki rayiç bedelini tespit eder.
- Bedelin depo edilmesi: Tespit edilen değer, idare tarafından malik adına milli bir bankaya yatırılır.
- El koyma kararı ve tapuya şerh: Mahkeme el koyma kararı verir; karar tapu müdürlüğüne bildirilerek şerh düşülür.
- Mülkiyet devri süreci: İdare önce satın alma usulünü işletir; anlaşma sağlanamazsa Kamulaştırma Kanunu m. 10 uyarınca bedel tespiti ve tescil davası açar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.11.2025 tarihli kararında, “Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinin düzenleniş şeklinden acele kamulaştırma usulünün uygulanması hâlinde Kanun’un 7 ve 8. maddelerinin bertaraf edildiği, dolayısıyla bu maddelerde aranan prosedürün aranmayacağı anlamı çıkmamaktadır” diyerek, acele kamulaştırmada dahi malike tanınan usul güvencelerinin (pazarlık/satın alma usulü) devam ettiğini hükme bağlamıştır.
Acele Kamulaştırma Kararı Kesin midir? Temyiz Edilebilir mi?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Hukuk Dairelerinin kökleşmiş içtihadına göre, Asliye Hukuk Mahkemesince m. 27 uyarınca verilen el koyma ve kıymet takdiri kararı kesin bir hüküm değildir; bir tür ihtiyati tedbir ve delil tespiti mahiyetindedir. Bu karara karşı tek başına istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz; malikin bu aşamada kararı temyiz etme hakkı bulunmamaktadır. Bedele veya usule ilişkin itirazlar, ancak idarenin daha sonra açacağı Kamulaştırma Kanunu m. 10 kapsamındaki bedel tespiti ve tescil davasında ileri sürülebilir. Ayrıca, m. 27 kararıyla bankaya depo edilen geçici bedelin malik tarafından çekilmiş olması, malikin idarenin sonradan açacağı m. 10 davasında daha yüksek bir bedel talep etmesine engel teşkil etmez; feragat anlamına gelmez.
Cumhurbaşkanı Kararına Karşı Dava Açma Süresi ve Yargı Yolu
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli yargı yeri | Cumhurbaşkanı kararına karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da dava açılır | Danıştay İDDK, 30.06.2021, 2021/1752 E., 2021/1352 K. |
| Yargılama usulü | İYUK m. 20/A uyarınca ivedi yargılama usulü uygulanır; dava açma süresi 30 gündür | Danıştay İDDK, 07.07.2021, 2021/1158 E., 2021/1419 K. |
| Usulüne uygun tebligat varsa | Tebliğden itibaren 30 gün içinde dava açılmalıdır | Danıştay 6. Daire, çeşitli kararlar |
| Usulüne uygun tebligat yoksa | Öğrenme üzerine 60 günlük genel dava açma süresi uygulanır; bu hâlde ivedi yargılama usulü (30 gün) uygulanmaz | Danıştay İDDK, 02.06.2021, 2021/938 E., 2021/1135 K.; 15.04.2021, 2021/524 E., 2021/780 K. |
Danıştay Altıncı Dairesi’nin 30.06.2025 tarihli, 2024/3347 E., 2025/3815 K. sayılı kararına göre, kararın “otuz gün içerisinde dava açılacak idarenin de gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasa’da güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün gereğidir.” Acele kamulaştırma kararları, maliklerin mülkiyet hakkını doğrudan sınırlandıran sübjektif-bireysel işlemler niteliğinde olduğundan, yalnızca Resmî Gazete’de ilan edilmesi tebliğ yerine geçmez.
İdare Bedel Tespiti Davasını Açmazsa Ne Olur?
İdarenin, acele el koyma sonrasında olağan kamulaştırma (m. 10 bedel tespiti ve tescil) davasını makul bir süre içinde açması gerekir; idarenin “davalıya sonsuza kadar bekleme yetkisi” yoktur. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2011 tarihli, 2010/15496 E., 2011/2202 K. sayılı ve 24.01.2011 tarihli, 2010/19563 E., 2011/888 K. sayılı kararlarına göre, idare 6 aylık makul süre içinde kamulaştırma bedelinin tespiti davasını açmazsa, malik kamulaştırmasız el atma nedeniyle el atmanın önlenmesi ve eski hâle iade davası açabileceği gibi, bedel ile ecrimisil davası da açabilir. Bu durumda süreç, doğrudan kamulaştırmasız el atma davasına dönüşür.
Acelelik Kararının İptali Asıl Kamulaştırmayı Etkiler mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.11.2025 tarihli kararında kritik bir tespitte bulunmuştur: acele kamulaştırma kararının mahkemece iptal edilmiş olması, “kamulaştırma işlemlerinin tümünü hukuka aykırı hâle getirmeyeceği” gibi, kamu yararı kararı ve kamulaştırma işleminin iptaline dair bir karar verilinceye kadar ortada hukuken geçerli bir kamulaştırma kararının mevcut olduğu kabul edilmektedir. Buna karşılık, idari yargıda Danıştay tarafından acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının yürütmesinin durdurulması veya iptal edilmesi hâlinde, m. 27 uyarınca asliye hukuk mahkemesince verilen el koyma kararının hukuki dayanağı ortadan kalkar ve idare derhal el koyma eylemlerini durdurmak zorundadır.
İzmir’de Acele Kamulaştırma İşlemlerine İtiraz
Acele kamulaştırma kararına karşı idari yargıda açılacak iptal davalarında İYUK m. 20/A’daki katı süreler (30 gün, 15 günlük savunma süresi, doğrudan temyiz) geçerlidir; bu nedenle sürecin başında doğru yargı yolu ve süre hesabının yapılması belirleyicidir. İzmir’de acele kamulaştırmaya konu olan taşınmazlarda, hem Danıştay nezdindeki iptal davası hem de asliye hukuk mahkemesindeki bedel sürecinin eş zamanlı takibi büromuzca yürütülebilmektedir. Kamulaştırma sürecinin diğer aşamaları için kamulaştırma süreci ve dava türleri rehberimize göz atabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Acele kamulaştırma kararına karşı nereye dava açılır?
Cumhurbaşkanı kararına karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’da, İYUK m. 20/A uyarınca ivedi yargılama usulü çerçevesinde iptal davası açılır.
Acele kamulaştırma kararına karşı dava açma süresi ne kadardır?
Usulüne uygun tebligat yapılmışsa 30 gündür. Tebligatta dava açılacak idare ve süre gösterilmemişse veya tebligat hiç yapılmamışsa, öğrenme tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi uygulanır.
Asliye hukuk mahkemesinin acele kamulaştırma kararına karşı temyize gidilebilir mi?
Hayır. Bu karar delil tespiti ve geçici el koyma niteliğinde olup nihai hüküm değildir; tek başına istinaf veya temyize konu edilemez. İtirazlar ancak idarenin açacağı bedel tespiti ve tescil davasında ileri sürülebilir.
İdare acele kamulaştırma sonrası bedel davasını açmazsa malik ne yapabilir?
İdare 6 aylık makul süre içinde bedel tespiti ve tescil davası açmazsa, malik kamulaştırmasız el atma nedeniyle el atmanın önlenmesi veya bedel ile ecrimisil davası açabilir.
Depo edilen geçici bedeli çekmek, daha sonra itiraz hakkını kaybettirir mi?
Hayır. M. 27 kararıyla bankaya depo edilen bedelin malik tarafından çekilmiş olması, idarenin açacağı bedel tespiti ve tescil davasında daha yüksek bedel talep etmeye veya acelelik kararına karşı iptal davası açmaya engel değildir; feragat anlamına gelmez.
Bu makale, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Danıştay’ın güncel içtihatlarına dayanılarak hazırlanmış genel bilgilendirme içeriğidir; somut bir acele kamulaştırma uyuşmazlığında hak kaybı yaşanmaması için mutlaka konusunda uzman bir idare/gayrimenkul avukatına başvurulmalıdır.
⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay/Danıştay içtihatları çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır.
İnce & İnce Hukuk Bürosu — İzmir | Tel: +90 533 200 48 35 | E-posta: kadri@ince.av.tr | ince.av.tr

Av. Tarık Erdur
Avukat · İnce & İnce Hukuk Bürosu
Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Stajını İnce & İnce Hukuk Bürosu'nda tamamlamış, 2022'den bu yana göç ve iltica hukuku, kamulaştırma, kat mülkiyeti ve miras hukuku alanlarında çalışmaktadır.