📋 İçindekiler Tablosu
- Dava Konusu Olay
- Vekalet Ücretinin Ayrı Ayrı Hükmedilmesi Gerekliliği: Kararın Can Alıcı Gerekçesi
- AAÜT m.10/4 Ne Anlama Geliyor?
- Kararın İkinci Bozma Nedeni: Bozmadan Sonra Yapılan Islahın Geçerliliği
- Karşı Oy: Usul Hükümlerinin Derhal Uygulanması İlkesi
- İş Kazası Tazminat Davalarında Pratik Sonuç
- Sıkça Sorulan Sorular
- Yasal Dayanak: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) m.10/4; HMK m.177 (ıslah) ve m.448 (usul hükümlerinin derhal uygulanması)
- Temel İlke: Manevi tazminat davası, maddi tazminat veya parayla ölçülebilir başka taleplerle birlikte açılmışsa, manevi tazminat için avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilmelidir
- İkinci Bozma Nedeni: Bozma kararından sonra yapılan ıslahın geçerliliği; HMK m.177/2’nin yürürlük tarihinden (28.07.2020) önce yapılan ıslahlar bu maddeden yararlanamaz
- Sonuç: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 30.03.2021 tarihli ve 2020/9358 E., 2021/4290 K. sayılı kararıyla, oyçokluğuyla, yerel mahkeme kararını her iki gerekçeyle de bozmuştur
İş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında vekalet ücreti tek kalem mi, ayrı ayrı mı hükmedilir? Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarihli, 2020/9358 E. ve 2021/4290 K. sayılı kararına göre cevap nettir: maddi tazminat ve manevi tazminat için avukatlık ücreti ayrı ayrı hükmedilmelidir; toplam tazminat tutarı üzerinden tek kalem vekalet ücreti belirlenmesi AAÜT m.10/4’e aykırıdır ve tek başına bozma nedenidir. Karar ayrıca, bozmadan sonra yapılan ıslahın hangi koşullarda geçerli sayılacağına ilişkin önemli bir değerlendirme ve güçlü bir karşı oy da içermektedir.
Dava Konusu Olay
Dava, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Muş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde görülen davada verilen ilk karar, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 10.11.2014 tarihli ilamıyla bozulmuş; davacı vekili maddi tazminat istemini 03.10.2016 tarihinde ıslah etmiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak yaptığı yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davalılardan biri de kamu kurumu niteliğindeki TEDAŞ’tır.
Vekalet Ücretinin Ayrı Ayrı Hükmedilmesi Gerekliliği: Kararın Can Alıcı Gerekçesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin maddi ve manevi tazminat alacağının tamamı üzerinden tek kalem vekalet ücretine hükmetmesini AAÜT m.10/4’e açıkça aykırı bularak bozma nedeni saymıştır. Kararın bu konudaki gerekçesi şu şekildedir:
“…öte yandan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 10/4.maddesinde yer alan “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” Düzenlemesi gereğince hükmedilen maddi tazminat alacağı ve manevi tazminat alacağından ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken; maddi ve manevi tazminat alacağının tamamı üzeriden vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.”
Bu gerekçe, iş kazası ve trafik kazası gibi hem maddi hem manevi zararın birlikte talep edildiği tüm tazminat davaları için doğrudan uygulanabilir bir ilke ortaya koymaktadır.
AAÜT m.10/4 Ne Anlama Geliyor?
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/4. maddesi, manevi tazminat talebinin maddi tazminat veya parayla ölçülebilir başka bir talep ile birlikte aynı davada ileri sürülmesi hâlinde, manevi tazminat için hükmedilecek avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak belirlenmesini emretmektedir. Uygulamada sıkça karşılaşılan hata ile doğru uygulama şu şekilde özetlenebilir:
| Uygulama | Sonuç |
|---|---|
| Maddi ve manevi tazminatın toplamı üzerinden tek kalem vekalet ücreti hükmedilmesi | Hatalı — AAÜT m.10/4’e aykırı, bozma nedeni |
| Maddi tazminat için ayrı, manevi tazminat için ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi | Doğru — AAÜT m.10/4 gereği |
Kararın İkinci Bozma Nedeni: Bozmadan Sonra Yapılan Islahın Geçerliliği
Dairenin bozduğu ikinci husus, davacı vekilinin 03.10.2016 tarihinde yaptığı ıslahın geçerli olup olmadığıdır. 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 E., 1948/3 K. sayılı ile 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları uyarınca, kural olarak bozma ilamından sonra yapılan ıslah geçerli sayılmamaktadır. Ancak 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle HMK m.177’ye eklenen fıkra, ilk derece mahkemesinin bozmadan sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilmesinin önünü açmıştır.
Somut olayda ıslah, bu kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği 28.07.2020 tarihinden önce (03.10.2016) yapıldığından, Daire çoğunluğu; usul hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesi ilkesinin (HMK m.448) yalnızca tamamlanmamış işlemler için geçerli olduğunu, ıslah işleminin kanun değişikliğinden önce zaten yapılmış ve tamamlanmış bir işlem olduğunu belirterek, yeni düzenlemenin bu ıslaha geriye dönük olarak uygulanamayacağı sonucuna varmış ve bu nedenle de kararı bozmuştur.
Karşı Oy: Usul Hükümlerinin Derhal Uygulanması İlkesi
Karara bir üye karşı oy kullanmıştır. Karşı oya göre:
- HMK m.448 uyarınca usul hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır; bu davada temyiz incelemesi henüz sonuçlanmadığından yargılama tamamlanmış bir işlem değildir.
- “Usulü kazanılmış hak” ilkesinin, Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmiş istisnaları vardır; bunlardan biri de geçmişe etkili yeni bir kanun değişikliğinin yürürlüğe girmesidir. Bu durumda önceki usulü kazanılmış hak hukuki değer taşımaz.
- 7251 sayılı Kanun ile HMK m.177/2’ye eklenen düzenleme, bozmadan sonra tahkikata ilişkin işlem yapılması hâlinde ıslahın mümkün olduğunu açıkça öngördüğünden, dosya temyiz aşamasındayken yürürlüğe giren bu düzenlemenin somut olaya uygulanması ve ıslaha değer verilmesi gerekir.
Karşı oyu kullanan üye, bu gerekçelerle mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna vararak bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamıştır.
İş Kazası Tazminat Davalarında Pratik Sonuç
Bu karar, iş kazası, trafik kazası ve benzeri olaylardan doğan ve hem maddi hem manevi tazminat talebini birlikte içeren davalarda, hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT m.10/4 gereği mutlaka ayrı ayrı kalemler hâlinde belirlenmesi gerektiğini bir kez daha teyit etmektedir. İzmir’de görülen iş kazası ve tazminat davalarında, hüküm fıkrasında vekalet ücretinin bu şekilde ayrıştırılıp ayrıştırılmadığının kontrolü, gerekirse temyiz aşamasında bu yönde itiraz edilmesi, tarafların hak kaybı yaşamaması açısından önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazası tazminat davasında vekalet ücreti nasıl hesaplanır?
AAÜT m.10/4 gereği, manevi tazminat talebi maddi tazminat veya parayla ölçülebilir başka bir talep ile birlikte açılmışsa, manevi tazminat için avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak, maddi tazminat için de ayrı bir kalem olarak hükmedilir; toplam tutar üzerinden tek kalem ücret belirlenmesi hatalıdır.
Mahkeme maddi ve manevi tazminat toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmederse ne olur?
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bu kararında olduğu gibi, bu durum AAÜT m.10/4’e aykırılık teşkil eder ve tek başına bozma nedenidir.
Bozma kararından sonra ıslah yapılabilir mi?
22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK m.177/2’ye eklenen düzenleme uyarınca, ilk derece mahkemesinin bozmadan sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum bu ıslah ile ortadan kaldırılamaz.
28.07.2020 tarihinden önce yapılan ıslahlar bu yeni düzenlemeden yararlanabilir mi?
Bu kararda Daire çoğunluğu, kanun değişikliğinin yürürlük tarihinden önce tamamlanmış olan ıslah işlemlerine yeni düzenlemenin geriye dönük uygulanamayacağına hükmetmiştir; ancak karara düşülen karşı oyda, usul hükümlerinin derhal uygulanması ilkesi ve usulü kazanılmış hakkın istisnaları gerekçe gösterilerek farklı bir sonuca ulaşılabileceği savunulmuştur.
Bu karar hangi tür tazminat davalarını ilgilendiriyor?
Vekalet ücretinin ayrı ayrı hükmedilmesine ilişkin ilke; iş kazası, trafik kazası, malpraktis ve benzeri her türlü olayda maddi ve manevi tazminatın birlikte talep edildiği tüm davalar için geçerlidir.
Bu makale, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/9358 E., 2021/4290 K. sayılı kararına dayanılarak hazırlanmış genel bilgilendirme içeriğidir; somut bir iş kazası tazminat uyuşmazlığında hak kaybı yaşanmaması için mutlaka konusunda uzman bir iş kazası tazminat avukatına başvurulmalıdır.
⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır.
İnce & İnce Hukuk Bürosu — İzmir | Tel: +90 533 200 48 35 | E-posta: kadri@ince.av.tr | ince.av.tr

Av. Arb. Simge İnce
Kurucu Ortak · İnce & İnce Hukuk Bürosu
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2017'den bu yana iş kazaları ve trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarıyla ilgilenmekte, aktüerya hesaplamaları yapmaktadır. 2023'ten bu yana iş hukuku, sigorta hukuku ve tüketici hukuku alanlarında uzman arabuluculuk faaliyeti yürütmektedir.