- Yasal Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 54 (bedensel zararların kapsamı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar)
- Belirleyen Merci: Adli Tıp Kurumu (ilgili İhtisas Kurulu) veya mahkemenin görevlendirdiği tam teşekküllü hastane sağlık kurulu
- Kritik Faktörler: Kırığın tipi, eklem tutulumu, kaynama durumu, hareket açıklığı kaybı, sinir/tendon hasarı, baskın el olup olmadığı
- Temel İlke: Maluliyet oranı sabit bir rakam değildir; somut olayın tıbbi bulgularına göre belirlenir ve düşük bulunan oranlara itiraz edilebilir
Trafik kazası sonucu el bileği kırığı yaşayan kişilerin en çok merak ettiği sorulardan biri, bu yaralanmaya hangi maluliyet (sürekli iş göremezlik) oranının verileceğidir. Bu yazıda, maluliyet oranının hukuki dayanağı, oranı belirleyen tıbbi ve hukuki faktörler, tespit süreci ve tazminata etkisi açıklanmaktadır. Önemle belirtmek gerekir ki el bileği kırığı için tek bir sabit yüzde yoktur; oran, kırığın niteliğine ve iyileşme sürecine göre olaydan olaya değişir.
📋 İçindekiler Tablosu
Maluliyet (Sürekli İş Göremezlik) Nedir?
TBK m. 54 uyarınca bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar. Maluliyet, kazazedenin yaralanma sonucunda bedensel bütünlüğünde kalıcı olarak ortaya çıkan işlev kaybının, tıbbi bir cetvele göre yüzde olarak ifade edilmesidir. Bu oran, sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatının hesaplanmasında temel veriyi oluşturur.
El Bileği Kırığında Maluliyet Oranını Belirleyen Faktörler
El bileği kırıklarında maluliyet oranı, kırığın ağırlığına ve bıraktığı kalıcı sonuçlara göre büyük ölçüde değişir. Basit ve tam kaynayan bir kırıkla, eklem yüzeyini tutan ve kalıcı hareket kısıtlılığı bırakan bir kırığın maluliyet oranı birbirinden çok farklı olabilir. Uygulamada dikkate alınan başlıca tıbbi kriterler şunlardır:
- Kırığın tipi ve eklem tutulumu: Kırığın basit mi yoksa parçalı mı olduğu, el bileği eklemini (radiokarpal veya distal radioulnar eklem) tutup tutmadığı.
- Kaynama durumu: Kırığın tam kaynayıp kaynamadığı; kaynamama (psödoartroz) veya kusurlu kaynama (malunion) hâllerinin bulunup bulunmadığı.
- Hareket açıklığı kaybı: El bileğinde fleksiyon, ekstansiyon, pronasyon ve supinasyon hareketlerinde kalıcı kısıtlılık olup olmadığı ve derecesi.
- Sinir ve tendon hasarı: Median veya ulnar sinirde hasar, tendon yaralanması veya kavrama gücünde kalıcı azalma bulunup bulunmadığı.
- Kompleks bölgesel ağrı sendromu (CRPS/Sudeck atrofisi): Kırık sonrası gelişebilen ve fonksiyon kaybını artırabilen bu komplikasyonun varlığı.
- Baskın el olup olmadığı: Yaralanmanın kişinin baskın (sağ/sol) eline isabet edip etmediği, günlük yaşam ve meslek icrasındaki etkisi bakımından değerlendirmeye katılabilir.
Bu değişkenlik nedeniyle, “el bileği kırığında maluliyet yüzde kaçtır” sorusunun tek ve genel geçer bir cevabı yoktur; kesin oran, ilgili sağlık kurulunun kazazedeyi bizzat muayene ederek düzenleyeceği raporla belirlenir.
Maluliyet Oranı Nasıl Tespit Edilir?
Trafik kazası tazminat davalarında maluliyet oranı, kural olarak Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas kurulu ya da mahkemenin görevlendireceği tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kurulu tarafından düzenlenen raporla tespit edilir. Bu rapor, kazazedenin kırığın iyileşme sürecinin tamamlanmasından sonra (genellikle tedavinin sonlandığı, kalıcı sonucun netleştiği aşamada) yapılan muayeneye dayanır. Raporda; kırığın radyolojik görünümü, eklem hareket açıklığı ölçümleri, kas gücü testleri ve varsa nörolojik bulgular birlikte değerlendirilerek nihai oran belirlenir.
Düşük Bulunan Maluliyet Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Kazazede veya vekili, aldığı maluliyet raporunun somut tıbbi bulgularla (örneğin hareket kısıtlılığının veya sinir hasarının raporda tam yansıtılmadığı gerekçesiyle) uyumlu olmadığını düşünüyorsa, bu rapora karşı itiraz edebilir. Dava aşamasında mahkeme, gerekli görürse yeniden bir sağlık kurulu raporu aldırabilir veya konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Maluliyet oranındaki küçük farklılıklar dahi tazminat miktarını doğrudan etkilediğinden, raporun dosyadaki tüm tıbbi belgelerle (epikriz, ameliyat notları, kontrol muayeneleri) tutarlı olup olmadığının bir avukat tarafından incelenmesi önemlidir.
Maluliyet Oranının Tazminat Hesabına Etkisi
Tespit edilen maluliyet oranı, sürekli iş göremezlik tazminatının aktüeryal hesaplamasında temel çarpan olarak kullanılır. Uygulamada, tespit edilen genel vücut maluliyet oranı üzerinden kazazedenin mesleğine göre “iş gücü kaybı” değerlendirmesi yapılır ve bu oran, kazazedenin yaşı, geliri ve olası çalışma süresi gibi verilerle birlikte aktif ve pasif dönem hesaplamalarına dahil edilir. Bu nedenle maluliyet raporundaki oranın doğruluğu, nihai tazminat miktarını doğrudan etkileyen en kritik unsurlardan biridir.
Trafik kazası kaynaklı maluliyet tazminatı davaları İzmir Adliyesi (Bayraklı) ve Bodrum/Muğla Adliyesi başta olmak üzere Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir. İnce & İnce Hukuk Bürosu, bu bölgelerde maluliyet raporlarının incelenmesi, itiraz süreçleri ve tazminat davalarının takibinde hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
El bileği kırığında maluliyet oranı kesin olarak yüzde kaçtır?
Sabit bir oran yoktur. Oran; kırığın tipi, eklem tutulumu, kaynama durumu, hareket açıklığı kaybı ve varsa sinir/tendon hasarı gibi faktörlere göre değişir. Kesin oran, ancak kazazedenin bizzat muayene edilmesiyle düzenlenecek Adli Tıp Kurumu veya hastane sağlık kurulu raporuyla belirlenebilir.
Maluliyet raporu ne zaman alınmalıdır?
Maluliyet raporu, kırığın tedavi sürecinin tamamlanıp kalıcı sonucun netleştiği aşamada alınmalıdır. Tedavi devam ederken veya iyileşme süreci tamamlanmadan alınan bir rapor, kalıcı hasarı tam yansıtmayabilir ve gerçek maluliyet oranından düşük çıkabilir.
Maluliyet oranı düşük çıkarsa ne yapılabilir?
Rapor, dosyadaki tıbbi belgelerle (epikriz, ameliyat notları, kontrol muayeneleri) tutarsızsa buna itiraz edilebilir; dava aşamasında mahkemeden yeniden sağlık kurulu raporu veya bilirkişi incelemesi talep edilebilir. Maluliyet oranındaki değişiklikler tazminat miktarını doğrudan etkilediğinden, bu itiraz sürecinin bir avukat desteğiyle yürütülmesi önerilir.
⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınızdaki maluliyet oranı yalnızca yetkili sağlık kurulunun düzenleyeceği raporla belirlenebilir ve bu sayfa somut olayınıza özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Arb. Simge İnce
Kurucu Ortak · İnce & İnce Hukuk Bürosu
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2017'den bu yana iş kazaları ve trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarıyla ilgilenmekte, aktüerya hesaplamaları yapmaktadır. 2023'ten bu yana iş hukuku, sigorta hukuku ve tüketici hukuku alanlarında uzman arabuluculuk faaliyeti yürütmektedir.