- Yasal Dayanak: 5237 sayılı TCK m. 88 (TCK m. 83’teki kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi koşullarına atıfla düzenlenmiştir)
- Ceza: TCK m. 86’ya göre belirlenen ceza üçte ikisine kadar indirilebilir
- Hukuki Nitelik: Doktrin ve Yargıtay’a göre “gerçek olmayan (görünüşte) ihmali suç”; salt ihmali davranış yetmez, kanunda tanımlanan yaralama neticesinin de fiilen gerçekleşmesi şarttır
- Fail Şartı: Yalnızca neticeyi önleme konusunda hukuki yükümlülük altında bulunan garantör sıfatındaki kişi faili olabilir
TCK m. 88’de düzenlenen kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi suçu, doktrin ve Yargıtay kararlarında “gerçek olmayan” veya “görünüşte” ihmali suçlar kategorisinde değerlendirilmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2020/382, K. 2022/345, T. 11.05.2022 sayılı kararında bu husus, TCK m. 83’te düzenlenen kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi ile TCK m. 88’de düzenlenen kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesinin gerçek olmayan veya görünüşte ihmali suçlardan olduğu belirtilerek açıklanmıştır. Kasten yaralama suçunun temel unsurları için TCK 86 Kasten Yaralama Suçu yazımıza bakabilirsiniz.
📋 İçindekiler Tablosu
TCK 88’in Hukuki Niteliği: Gerçek Olmayan (Görünüşte) İhmali Suç
Bu suç tipinde, kanunda normal şartlarda icrai (aktif) bir hareketle işlenmesi öngörülen yaralama fiili, failin yapması gereken bir davranışı yapmaması suretiyle gerçekleştirilmektedir. Ancak suçun oluşması için sadece ihmali davranış yeterli değildir; kanunda tanımlanan neticenin de fiilen gerçekleşmesi şarttır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2020/382, K. 2022/345, T. 11.05.2022 sayılı kararında vurgulandığı üzere, görünüşte ihmal (gerçek olmayan ihmal) suçlarında, neticesi harekete bitişik kabul edilen gerçek ihmali suçlardan farklı olarak yalnızca ihmali davranışın yapılması suçun oluşması için yeterli değildir; aynı zamanda bu davranışın sonucunda neticenin de meydana gelmesi gerekir.
Garanti Yükümlülüğü (Garantörlük) ve Nedensellik Bağı
Failin ihmali bir davranıştan sorumlu tutulabilmesi için, neticeyi önleme konusunda hukuki bir yükümlülük altında bulunması, yani garantör sıfatına sahip olması zorunludur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2020/164, K. 2020/239, T. 28.05.2020 sayılı kararına göre, kişinin garanti yükümlülüğü altında bulunan davranışı gerçekleştirmemesi nedeniyle meydana gelen neticeden sorumlu tutulabilmesi için, söz konusu yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması zorunludur.
Bu kapsamda sorumluluğun doğması için şu şartlar aranmaktadır:
- Hukuki Yükümlülük: Failin neticeyi önlemek hususunda sadece ahlaki değil, kanun, sözleşme veya önceden gerçekleştirilen tehlikeli bir davranıştan kaynaklanan hukuki bir yükümlülüğü bulunmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2020/265, K. 2022/503, T. 29.06.2022 sayılı kararında, neticeyi önlemek hususunda soyut bir ahlaki yükümlülüğün varlığının yeterli olmadığı, bu hususta hukuki bir yükümlülüğün varlığının gerekli olduğu tespit edilmiştir.
- Nedensellik Bağı: İhmal edilen hareket ile meydana gelen yaralama neticesi arasında normatif bir bağ bulunmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2014/103, K. 2014/552, T. 09.12.2014 sayılı kararına göre, ihmal edilen hareket yapılmış olsaydı netice engellenecekti denilebiliyorsa nedenselliğin söz konusu olduğu kabul edileceğinden, gerçekleşen netice ile ihmal edilen hareket kanuna uygun bir nedensellik bağı içinde bulunmalıdır.
Suçun Diğer Maddelerle İlişkisi ve Ayırıcı Kriterler
TCK m. 88’in uygulanmasında, eylemin kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (TCK m. 83) veya yardım ya da bildirim yükümlülüğünün ihlali (TCK m. 98) suçlarından ayrılması önem taşır.
| Karşılaştırılan Suç | Ayırıcı Kriter ve Yargı Görüşü |
|---|---|
| TCK m. 83 (İhmali Öldürme) | Temel ayrım failin kastıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin E. 2019/2477, K. 2020/258, T. 03.02.2020 sayılı kararında, sanığın mağduru kışın ormanlık alanda bırakması eyleminde öldürme kastının ispatlanamadığı durumda eylemin TCK m. 88 kapsamında kalacağı belirtilmiş; sanığın eyleminin ihmali davranışla kasten yaralama suçunu oluşturacağı ve eylemine uyan TCK’nin 86/1-3b, 87/1-d ve 88. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği belirtilerek, öldürmeye teşebbüsten kurulan hüküm bozulmuştur. |
| TCK m. 98 (Yardım/Bildirim Yükümlülüğü) | Failin mağduru koruma ve gözetim yükümlülüğü varsa TCK m. 98 değil, TCK m. 88 uygulanır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin E. 2014/1779, K. 2015/40860, T. 25.12.2015 sayılı kararında, fail mağduru koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kişi değilse terk suçundan söz edilebileceği; failin neticeyi önleme konusunda hukuki bir yükümlülüğü mevcutsa bu yükümlülüğe aykırı davranışların TCK m. 88 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
Kastın Belirlenmesi: Dışa Yansıyan Davranışlar Esas Alınır
TCK m. 88 ile TCK m. 83 arasındaki ayrımın temelini oluşturan kastın tespitinde, failin iç dünyası değil dışa yansıyan davranışları esas alınır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2023/312, K. 2023/679, T. 20.12.2023 sayılı kararına göre, 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesi uyarınca suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak; daha açık bir ifadeyle failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.
Ceza İndirimi ve Güncel Mevzuat
TCK m. 88 uyarınca, TCK m. 86’ya göre belirlenen ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Kanun metnindeki “indirilebilir” ifadesi, bu indirimin hâkimin takdirine bırakıldığını gösterir; şartları oluştuğunda otomatik olarak uygulanan zorunlu bir indirim değildir.
TCK m. 88 uyarınca yapılacak cezalandırmada, esas alınacak TCK m. 86 ve m. 87’deki güncel düzenlemeler dikkate alınmalıdır:
- Temel Ceza (TCK m. 86/1): 7550 sayılı Kanun (RG 04.06.2025) ile güncellenen ceza, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir.
- Kadına Karşı İşlenen Suçlar (TCK m. 86/2): 7406 sayılı Kanun (RG 27.05.2022) ile TCK m. 86/2’ye eklenen cümle uyarınca, suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Kasten yaralamanın ihmali davranışla ve kadına karşı işlenmesi hâlinde, m. 88’deki indirim bu yükseltilmiş alt sınır üzerinden hesaplanır.
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK m. 87): TCK m. 87’de de 7550 sayılı Kanun (RG 04.06.2025) ile çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Bu maddenin bir kat/iki kat artırım hâlleri için TCK 87 Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama yazımızı inceleyebilirsiniz.
Nitekim yukarıda incelenen Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararında da (E. 2019/2477, K. 2020/258, T. 03.02.2020) failin eyleminin TCK m. 86/1-3b, m. 87/1-d ve m. 88 maddeleri birlikte uygulanarak cezalandırılması gerektiği belirtilmiş; bu da m. 88’in her zaman m. 86 ve gerektiğinde m. 87 ile birlikte, onlara bağlı olarak uygulandığını göstermektedir.
İnce & İnce Hukuk Bürosu, İzmir (Bayraklı Adliyesi) ve Bodrum/Muğla Adliyesi başta olmak üzere kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi iddialarına ilişkin davalarda hukuki danışmanlık ve savunma hizmeti sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 88 ile TCK 83 (ihmali öldürme) arasındaki fark nedir?
Temel ayrım failin kastının yönüdür. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin E. 2019/2477, K. 2020/258, T. 03.02.2020 sayılı kararına göre, failin öldürme kastının ispatlanamadığı durumlarda, mağduru tehlikeli bir durumda bırakma gibi ihmali davranışlar TCK m. 88 kapsamında kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi olarak değerlendirilir; öldürme kastı ispatlanırsa TCK m. 83 uygulanır.
Herkes TCK 88 kapsamında fail olabilir mi?
Hayır. TCK m. 88 gerçek olmayan bir ihmali suç düzenlediğinden, yalnızca mağduru koruma konusunda hukuken yükümlü olan garantör sıfatındaki kişiler bu suçun faili olabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2020/265, K. 2022/503, T. 29.06.2022 sayılı kararına göre, bu yükümlülüğün soyut bir ahlaki yükümlülük değil hukuki bir yükümlülük olması gerekir.
TCK 88’deki ceza indirimi hangi durumda uygulanmaz?
Failin mağduru koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunmuyorsa (örneğin failin garantör sıfatı yoksa) TCK m. 88 zaten uygulanmaz; bu hâlde olay, şartları varsa TCK m. 98’deki yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali suçu kapsamında değerlendirilebilir. Garantörlük şartı sağlansa dahi, m. 88’deki indirim hâkimin takdirine bağlı olduğundan otomatik olarak uygulanmaz.
⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Kadri İnce, LL.M.
Kurucu Ortak · İnce & İnce Hukuk Bürosu
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; Süleyman Demirel Üniversitesi Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı'nda "Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delillerin Değerlendirilmesi Yasağı" başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamlamıştır. Ceza hukuku, göç-iltica ve insan hakları hukuku alanlarında çalışmaktadır.