- Yasal Dayanak: 5237 sayılı TCK m. 86 (7550 sayılı Kanun, RG 04.06.2025 ile değişik)
- Ceza: Temel hâlde (m. 86/1) bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis; basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek hafif hâlde (m. 86/2) altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası
- Nitelikli Hâl: Suçun silahla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (m. 86/3-e)
- Görevli Mahkeme: Temel ve nitelikli hâllerde Asliye Ceza Mahkemesi; neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu ölüm gerçekleşmişse (m. 87/4) Ağır Ceza Mahkemesi
TCK m. 86’da düzenlenen kasten yaralama suçu, kişinin vücut dokunulmazlığını ve beden bütünlüğünü korumayı amaçlar. Bu yazıda suçun unsurları, 7550 sayılı Kanun ile güncellenen ceza miktarları, kasten öldürmeye teşebbüsten ayrımı, silahla işlenmesi hâli ve ölüm neticesine ilişkin hükümler Yargıtay kararlarıyla açıklanmaktadır.
📋 İçindekiler Tablosu
Korunan Hukuki Yarar ve Maddi Unsur
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2016/194, K. 2020/260, T. 04.06.2020 sayılı kararına göre kasten yaralama suçunda korunan hukuki yarar, kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğüdür; suçun konusu mağdurun acı verilen veya bozulan bedeni ya da ruhsal varlığıdır. Aynı kararda, maddede belirtilen sonuçlardan biri meydana gelirse kasten yaralama suçunun oluşacağında tereddüt bulunmadığı, bu sonucu doğurmaya elverişli her hareketle suçun işlenebileceği vurgulanmıştır.
Suçun maddi unsuru, mağdurun vücuduna acı verilmesi, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2013/292, K. 2014/289, T. 27.05.2014 sayılı kararında, kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan her davranışın yaralama olarak kabul edildiği ve bu hususun madde gerekçesinde açıkça vurgulandığı belirtilmiştir.
Ceza Miktarları (TCK m. 86/1 ve m. 86/2)
7550 sayılı Kanun (RG 04.06.2025) ile TCK m. 86’da yapılan değişiklik uyarınca, kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yaralamanın basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde ise m. 86/2 uyarınca altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Ayrıca 7406 sayılı Kanun (RG 27.05.2022) ile TCK m. 86/2’ye eklenen cümle uyarınca, suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
| Fıkra | Ceza | Şart |
|---|---|---|
| TCK m. 86/1 | 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis | Temel hâl |
| TCK m. 86/2 | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası | Basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek hafif hâl |
| TCK m. 86/3-e | Cezanın yarı oranında artırılması | Suçun silahla işlenmesi |
m. 86/1 ile m. 86/2 arasındaki ayrımı belirleyen adli tıp raporu kriterleri (ekimoz, hiperemi, kemik kırığı, hayati tehlike vb. tespitlerin hangi fıkrayı gerektirdiği) için Kasten Yaralamada Basit Tıbbi Müdahale (BTM) Ölçütleri başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kasten Öldürmeye Teşebbüs ile Kasten Yaralama Ayrımı
Yargıtay içtihatlarında en sık tartışılan konu, failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun belirlenmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2018/128, K. 2021/173, T. 27.04.2021 sayılı kararına göre, kasten yaralama suçu ile kasten öldürme suçuna teşebbüs arasındaki ayırıcı kriter manevi unsurun farklılığına dayandığından, sanığın kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.
Kastın belirlenmesinde kullanılan temel kriterler şunlardır:
- Husumet: Fail ile mağdur arasındaki husumetin derecesi.
- Araç: Kullanılan saldırı aletinin niteliği ve öldürmeye elverişliliği.
- Darbe Sayısı ve Şiddeti: Mağdurun vücudundaki yaraların yerleri ve niceliği.
- Hedef Seçme: Hayati bölgelerin hedef alınıp alınmadığı.
- Eylemin Sonlanması: Failin fiiline kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenle mi son verdiği.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin E. 2024/3597, K. 2024/6339, T. 08.10.2024 sayılı kararında, sanığın kavganın hareketli ortamında hedef gözetme imkânının ve mağdur ile arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması ile eyleme kendiliğinden son vermesi durumunda kastın yaralamaya yönelik olduğu kabul edilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin E. 2018/3279, K. 2018/6058, T. 04.04.2018 sayılı kararında, tabanca ile bir el ateş ederek katılanın hayati tehlike geçirmesine neden olan sanığın engel hâl bulunmadığı hâlde eylemine kendiliğinden son vermesi, yaralama kastının göstergesi sayılmıştır.
| Kriter | Kasten Yaralama | Kasten Öldürmeye Teşebbüs |
|---|---|---|
| Manevi Unsur | Vücut bütünlüğüne zarar verme kastı | Yaşam hakkına son verme kastı |
| Eylemin Seyri | Failin eylemine kendiliğinden son vermesi | Engel bir sebeple eylemin tamamlanamaması |
| Darbe Bölgesi | Hayati olmayan bölgeler veya hedef gözetmeme | Hayati organların (baş, boyun, göğüs) hedeflenmesi |
| Husumet | Ani gelişen kavga, derin olmayan husumet | Öldürmeyi gerektirecek düzeyde husumet |
| İçtihat Referansı | Yargıtay 1. CD, E. 2025/1515, K. 2025/4098, T. 21.05.2025 | Yargıtay CGK, E. 2018/128, K. 2021/173, T. 27.04.2021 |
Suçun Silahla İşlenmesi ve Silah Kavramı
Suçun silahla işlenmesi, TCK m. 86/3-e uyarınca cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren nitelikli bir hâldir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2016/194, K. 2020/260, T. 04.06.2020 sayılı kararına göre bu nitelikli hâlin gerekçesi, kullanılan aracın mağdurun yaşamı, vücut bütünlüğü ve özgürlüğü bakımından ortaya çıkardığı potansiyel tehlikedir.
Yargıtay, silah kavramını geniş yorumlamaktadır. Aynı kararda, somut olayın özelliklerine göre yumruk veya tokatla verilebilecek zararın ötesinde yaralamaya yol açan veya yaralama tehlikesini barındıran, faile bir avantaj veya üstünlük sağlayan ya da korkutucu ve caydırıcı özelliği nedeniyle mağdurun suça karşı direncinin kırılmasına yardımcı olan ve saldırı veya savunmada etkin şekilde kullanılan her nesnenin, yapısı, kullanılış biçimi ve elverişlilik kriteri gözetilerek silah olarak kabul edilmesi ve ağırlaştırıcı nedenin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin E. 2011/1992, K. 2013/4248, T. 05.06.2013 sayılı kararında ise ele geçirilemeyen bir sopa, doğurduğu sonuçlar itibarıyla silah olarak kabul edilmiştir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama ve Ölüm Neticesi (TCK m. 87/4)
Kasten yaralama fiili sonucunda mağdurun ölmesi durumunda TCK m. 87/4 uygulama alanı bulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2015/1254, K. 2018/354, T. 18.09.2018 sayılı kararına göre bu hükmün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranır:
- Failin yaralama kastı ile hareket etmesi.
- Yaralamanın TCK m. 86/1 kapsamında olması (basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamalarda bu madde uygulanmaz).
- Eylem ile ölüm arasında illiyet bağı bulunması.
- Failin ölüm neticesi bakımından en azından taksir derecesinde kusurlu olması.
7550 sayılı Kanun (RG 04.06.2025) ile TCK m. 87/4’teki cezalar artırılmıştır. Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, m. 86/1 kapsamındaki hâllerde on yıldan on dört yıla kadar, m. 86/3 kapsamındaki nitelikli hâllerde ise on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Ceza üst sınırının on yılı aşması nedeniyle bu hâllerde davalara Ağır Ceza Mahkemesi’nde bakılır.
İspat Kriterleri ve Yargılama İlkeleri
Kasten yaralama davalarında mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi için suçun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2017/143, K. 2021/59, T. 25.02.2021 sayılı kararında “in dubio pro reo” (şüpheden sanık yararlanır) ilkesi vurgulanarak, ceza mahkûmiyetinin toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, hiçbir şüpheye yer bırakmayan kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği belirtilmiştir.
Uygulamada mağdurun istikrarlı beyanları ile adli raporların uyumu sübut açısından belirleyicidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2017/1038, K. 2020/136, T. 25.02.2020 sayılı kararında, katılanın yaşanan tartışma sırasında sanığın tokatla yüzüne vurduğuna ilişkin aşamalardaki istikrarlı beyanları ile bu beyanlarla örtüşen ve katılanın sol yanağında kızarıklık bulunduğuna ilişkin adli rapor içeriği, suçun sübutu için yeterli görülmüştür.
İnce & İnce Hukuk Bürosu, İzmir (Bayraklı Adliyesi) ve Bodrum/Muğla Adliyesi başta olmak üzere kasten yaralama davalarında sanık ve müşteki vekilliği hizmeti sunmaktadır.
Yaralamanın mağdurda kalıcı veya ağır bir sonuç doğurması hâlinde uygulanan ceza artırımı için TCK 87 Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, suçun bir yapma yükümlülüğünün ihmali suretiyle işlenmesi hâli için ise TCK 88 Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasten yaralama suçunun cezası nedir?
TCK m. 86/1 uyarınca temel hâlde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Yaralama basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafifse m. 86/2 uyarınca altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur; suçun silahla işlenmesi hâlinde ise ceza yarı oranında artırılır.
Kasten yaralama ile kasten öldürmeye teşebbüs nasıl ayırt edilir?
Ayrım, failin manevi unsuruna, yani kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğuna bakılarak yapılır. Husumetin derecesi, kullanılan aracın öldürmeye elverişliliği, darbe sayısı ve şiddeti, hayati bölgelerin hedef alınıp alınmadığı ve failin eylemine kendiliğinden mi yoksa engel bir nedenle mi son verdiği bu belirlemede esas alınan kriterlerdir.
Kasten yaralama sonucunda mağdur ölürse ne olur?
Failin yaralama kastıyla hareket etmesine rağmen mağdurun ölmesi hâlinde, eylem ile ölüm arasında illiyet bağı bulunması ve failin ölüm neticesi bakımından en azından taksirle kusurlu olması şartıyla TCK m. 87/4 uygulanır. Bu hâlde ceza, temel yaralamada on yıldan on dört yıla, nitelikli yaralamada on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapistir ve dava Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür.
⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Kadri İnce, LL.M.
Kurucu Ortak · İnce & İnce Hukuk Bürosu
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; Süleyman Demirel Üniversitesi Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı'nda "Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delillerin Değerlendirilmesi Yasağı" başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamlamıştır. Ceza hukuku, göç-iltica ve insan hakları hukuku alanlarında çalışmaktadır.