TR|EN|DE
İçeriğe geç

Belediye Encümeni Yıkım Kararı: İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması

📌 Hızlı Özet & Hukuki Dayanak:

  • Yasal Dayanak: 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32
  • Kritik Süre: Encümen kararının tebliğinden itibaren genel idari dava açma süresi içinde iptal davası açılmalıdır
  • Görevli Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer İdare Mahkemesi (yürütmenin durdurulması istemli)
  • Temel İlke: Yıkım kararı, yapı tatil zaptından sonraki 1 aylık yasal süre beklenmeden alınamaz. Yapının dava sürerken ruhsata bağlanması hâlinde yıkım kararı uygulanamaz.

Yapı tatil zaptının ardından bir aylık süre içinde aykırılık giderilmezse, belediye encümeni veya il idare kurulu yıkım kararı alır. Bu karar, taşınmaz malikinin karşılaşabileceği en ağır idari yaptırımdır: yapı yıkılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Ancak Danıştay içtihatları, yıkım kararının hukuka uygunluğunu belirli usuli şartlara bağlamıştır.

Yıkım kararı nasıl ve hangi aşamada alınır?

Danıştay 6. Dairesi’nin 01.06.2021 tarihli, E. 2019/17963 ve K. 2021/7534 sayılı kararında açıklandığı üzere; yapı mühürlenerek inşaat durdurulduktan sonra yapı sahibine tanınan bir aylık süre içinde ruhsat alınmaz veya yapı ruhsata uygun hâle getirilmezse ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.

Bu düzenleme, yıkımın kendiliğinden değil, bir encümen kararına dayanarak gerçekleştiğini göstermektedir. Encümen kararı bir idari işlem olduğundan iptal davasına konu edilebilir.

Bir aylık süre beklenmeden yıkım kararı alınabilir mi?

Alınamaz; alınırsa işlem sakattır. Danıştay 6. Dairesi’nin 29.06.2022 tarihli, E. 2021/757 ve K. 2022/7582 sayılı kararında; 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmasından itibaren en çok bir ay içinde ruhsat almak veya ruhsata bağlanma olanağı bulunmayan yapılarda yapıyı kaldırmak, yani imar mevzuatına aykırılığı ortadan kaldırma yükümlülüğü getirildiği belirtilmiş; idarece bu yasal otuz günlük süre beklenmeksizin doğrudan yıkım kararı alınmasının işlemi sakatlayacağı ifade edilmiştir.

Danıştay 6. Dairesi’nin 24.03.2022 tarihli, E. 2019/12958 ve K. 2022/3638 sayılı ilamında da; mühürlemeden itibaren yapı sahibine ruhsat almak veya yapısını ruhsata uygun hâle getirmek için bir ayı geçmemek koşuluyla süre verilmesi durumunda bu sürenin, herhangi bir süre verilmemesi hâlinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda yıkım kararı alınabileceği açıkça tespit edilmiştir.

Uygulamada en sık rastlanan iptal sebeplerinden biri budur: encümen kararının tarihi ile yapı tatil zaptının tarihi arasındaki sürenin bir aydan kısa olması.

Yıkım kararının dayanağı tutanak geçersizse ne olur?

Yıkım kararı, kendisinden önce düzenlenen yapı tatil tutanağına dayanır. Tutanak yasal standartları taşımıyorsa, ona dayanan yıkım kararı da ayakta kalamaz.

Danıştay 6. Dairesi’nin 08.02.2022 tarihli, E. 2021/1722 ve K. 2022/1214 sayılı ile 27.05.2025 tarihli, E. 2022/6651 ve K. 2025/3039 sayılı kararlarında; ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesinin, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanarak usulüne uygun düzenlenecek bir tutanağa bağlanmasıyla mümkün olduğu kuralı getirilmiştir.

Aynı kararlarda, tutanakta aykırılıkların ölçüleriyle birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi gerektiği vurgulanmış; 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesinde belirtilen usule uygun düzenlenmeyen yapı tatil tutanağında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dava sürerken yapıyı ruhsata bağlatırsam ne olur?

Yıkım kararı uygulanamaz hâle gelir. Danıştay 6. Dairesi’nin 02.05.2023 tarihli, E. 2021/7849 ve K. 2023/4302 sayılı kararında; hakkında yıkım kararı verilen yapının dava devam ederken ruhsata bağlanması durumunda, sonradan ruhsata bağlanmış olan yapı hakkında daha önceden alınan yıkım kararının uygulanmasının olanaklı olmadığı; böyle bir durumda konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği kuralı ifade edilmiştir.

Bu içtihat, savunma stratejisi bakımından yol göstericidir: dava açmakla yetinilmemeli, imalatın ruhsata bağlanabilirliği paralel olarak araştırılmalıdır. Ruhsatlandırma mümkünse, dava sürerken tamamlanması yıkım riskini fiilen ortadan kaldırabilmektedir.

Savunma ekseni İleri sürülecek husus Dayanak içtihat
Süre 1 aylık yasal süre beklenmeden karar alınması Danıştay 6. D., E. 2021/757, K. 2022/7582
Tutanak İmalatın ölçüleriyle somut tespit edilmemiş olması Danıştay 6. D., E. 2021/1722, K. 2022/1214
Ruhsatlandırma Dava sürerken yapının ruhsata bağlanması Danıştay 6. D., E. 2021/7849, K. 2023/4302
Muhatap İmalatı fiilen yapmayan kişiye işlem tesisi Hatay 1. İdare Mah., E. 2022/1327, K. 2023/334

Sit alanında yıkım kararı için kurul kararı şart mıdır?

Danıştay 6. Dairesi’nin 02.05.2023 tarihli, E. 2021/7849 ve K. 2023/4302 sayılı kararında; Boğaziçi Kanunu alanındaki sit alanlarında kurul kararı olmasa bile belediyenin doğrudan yapı tatil tutanağı düzenleme ve yıkım kararı alma yetkisinin bulunduğu belirtilmiştir.

Buna karşılık Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 07.03.2023 tarihli, E. 2023/7 ve K. 2023/8 sayılı kararında; birinci derece arkeolojik sit alanında kalan mevzuata aykırı yapılar yönünden, bu yapıların genellikle müze müdürlüğü denetiminde kaldırılmasına yönelik olarak Koruma Bölge Kurulu tarafından idari işlem tesis edildiği, bu işleme dayalı olarak da ilgili belediye tarafından yıkım kararı verilerek yıkım işleminin gerçekleştirildiği tespiti yer almaktadır.

Dolayısıyla sit alanlarında sürecin işleyişi, sit derecesine ve alanın özel rejimine göre farklılık göstermektedir. Bodrum ve Muğla çevresindeki taşınmazlarda, dosyaya ilgili Koruma Bölge Kurulu kararlarının da getirtilmesi gerekmektedir.

Yapı yıkılırsa tazminat isteyebilir miyim?

Danıştay 6. Dairesi’nin 26.11.2020 tarihli, E. 2019/11037 ve K. 2020/11586 sayılı ilamında; kaçak yapının idarece yıkılması hâlinde, ruhsata bağlanma imkânı bulunmayan yapılar yönünden idarenin tazminat sorumluluğunun doğmayacağı ifade edilmiştir.

Bu tespit, yıkım öncesinde ruhsatlandırma imkânının araştırılmasının neden bu kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ruhsata bağlanabilir bir yapının usulsüz yıkılması ile ruhsatlandırılması hiçbir şekilde mümkün olmayan bir yapının yıkılması, tazminat hukuku bakımından farklı sonuçlar doğurur.

Dava nerede ve nasıl açılır?

Yıkım kararının iptali istemiyle, kararın tebliğinden itibaren süresi içinde taşınmazın bulunduğu yer İdare Mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli dava açılmalıdır. Yürütmenin durdurulması talebi, yıkımın dava sonuçlanmadan gerçekleşmesini önlemek bakımından belirleyicidir.

Muğla ve Bodrum’daki taşınmazlar bakımından Muğla İdare Mahkemesi, İzmir’deki taşınmazlar bakımından İzmir İdare Mahkemesi görevlidir; istinaf incelemesi ilgili Bölge İdare Mahkemesince yapılır.

Dosyaya, imalatın niteliğinin, ölçülerinin ve ruhsata bağlanabilirliğinin belirlenmesi amacıyla teknik bilirkişi incelemesi talep edilmesi önem taşır.


Sıkça Sorulan Sorular

Yapı tatil zaptından 10 gün sonra yıkım kararı geldi, geçerli mi?

Danıştay 6. Dairesi’nin E. 2021/757, K. 2022/7582 sayılı kararında, idarece yasal otuz günlük süre beklenmeksizin doğrudan yıkım kararı alınmasının işlemi sakatlayacağı ifade edilmiştir. Bu husus iptal davasında öncelikle ileri sürülmelidir.

Dava açtım, bu arada ruhsat alabilir miyim?

Danıştay 6. Dairesi’nin E. 2021/7849, K. 2023/4302 sayılı kararında, hakkında yıkım kararı verilen yapının dava devam ederken ruhsata bağlanması durumunda önceden alınan yıkım kararının uygulanmasının olanaklı olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle ruhsatlandırma imkânı davayla eş zamanlı araştırılmalıdır.

Yıkım masrafını kim öder?

3194 sayılı Kanun m. 32 uyarınca, yapı belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Danıştay 6. Dairesi’nin E. 2019/11037, K. 2020/11586 sayılı kararında ise ruhsata bağlanma imkânı bulunmayan yapılar yönünden idarenin tazminat sorumluluğunun doğmayacağı ifade edilmiştir.

⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır.

Av. Tarık Erdur
Bu içeriği inceleyen avukat

Av. Tarık Erdur

Avukat · İnce & İnce Hukuk Bürosu

Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Stajını İnce & İnce Hukuk Bürosu'nda tamamlamış, 2022'den bu yana göç ve iltica hukuku, kamulaştırma, kat mülkiyeti ve miras hukuku alanlarında çalışmaktadır.

Göç ve İlticaMiras Hukukuİnşaat Hukuku

İzmir Barosu, Sicil No: 18678

0533 200 48 35 - Bizi Arayın