1. TCK m. 158/4 Kapsamında Getirilen Yeni Düzenleme
📋 İçindekiler Tablosu
- Mevzuat Çerçevesi: TCK m. 158/4 ve Geçici Madde 1
- Dosya Aşamasına Göre Uygulanacak Usul
- İnfaz Aşamasındaki Dosyaların Durumu (Geçici m. 1/7)
- Kanun Yolu (İstinaf/Temyiz) Aşamasındaki Dosyalar (Geçici m. 1/6)
- Uyarlama Yargılamasında Temel İlkeler ve Yargıtay Kararları
- Dilekçede Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hususlar
- Sıkça Sorulan Sorular
- Yasal Dayanak: 5237 s. TCK m. 158/4 (7589 s. Kanun m. 13 ile eklendi, yürürlük: 31.07.2026) ve 7589 s. Kanun Geçici m. 1
- Kritik Süre: Mahkeme ihtarından itibaren 6 aylık ödeme süresi
- Görevli Mahkeme: Dosyanın bulunduğu ilk derece mahkemesi / infaz mahkemesi (İzmir Bayraklı Adliyesi, Bodrum veya Muğla Adliyesi dahil)
- Temel İlke: Eylemi yalnızca banka/kredi kartı veya hesap bilgilerini başkasına vermekle sınırlı olanlara yarı oranında ceza indirimi tanınır
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesine, 31.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile yeni bir fıkra eklenmiştir. TCK m. 158/4 uyarınca, dolandırıcılık suçuna iştirak eden ancak eylemi yalnızca ödeme araçlarını veya hesap bilgilerini (banka, kredi kartı, kripto varlık vb.) başkasına vermekle sınırlı kalan kişiler için yarı oranında ceza indirimi öngörülmektedir.
Kanun metnine göre: “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”
Mevzuat Çerçevesi: TCK m. 158/4 ve Geçici Madde 1
7589 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi, bu düzenlemenin kesinleşmiş ve devam eden dosyalara nasıl uygulanacağını netleştirmektedir. Uygulama, dosyanın bulunduğu aşamaya göre iki ayrı usul izler: infaz aşamasındaki kesinleşmiş dosyalar ile kanun yolu (istinaf/temyiz) aşamasındaki dosyalar farklı usule tabidir.
Dosya Aşamasına Göre Uygulanacak Usul
Aşağıdaki tablo, dosyanın bulunduğu aşamaya göre 7589 sayılı Kanun’un öngördüğü usulü ve hukuki dayanağını özetlemektedir.
| Dosya Durumu | Uygulanacak Usul | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Kesinleşmiş / İnfaz Aşamasında | Mahkeme ihtarından itibaren 6 ay içinde mağdurun zararı giderilirse TCK m. 168/2 etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılır; ödeme yapılmadan infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez | 7589 s. Kanun Geçici m. 1/7 |
| İstinaf (BAM) Aşamasında | Dosya hakkında bozma kararı verilerek ilk derece mahkemesine gönderilir | 7589 s. Kanun Geçici m. 1/6 |
| Temyiz (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı) Aşamasında | Dosya doğrudan ilk derece mahkemesine iade edilir | 7589 s. Kanun Geçici m. 1/6 |
İnfaz Aşamasındaki Dosyaların Durumu (Geçici m. 1/7)
Dosyası kesinleşmiş ve infaz aşamasında olan hükümlüler için 6 aylık süre, bir başvuru süresi değil, mahkeme ihtarından sonraki ödeme süresidir. Süreç şu şekilde işler:
- 6 Aylık Ödeme Süresi ve İhtar Usulü: 6 aylık süre, hükümlünün başvurusu üzerine mahkemenin yapacağı resmi ihtar ile başlar. Hükümlü, mahkemece yapılacak bu ihtardan itibaren 6 ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirse, TCK m. 168/2’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden (ceza indirimi) yararlanabilir.
- İnfazın Durdurulması Yasağı: Maddenin en kritik hükmü; “mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez” şeklindedir. Bu durum, genel uyarlama yargılamalarından farklı olarak, ödeme yapılmadan tahliyenin mümkün olmadığını göstermektedir.
- Kapsam: Bu haktan, daha önce hakkında TCK m. 168 (etkin pişmanlık) hükümleri uygulanmamış olanlar yararlanabilir.
İhtar ve uyarlama talebi, dosyanın bulunduğu ilk derece mahkemesine (örneğin İzmir Bayraklı Adliyesi veya Bodrum/Muğla Adliyesi’ndeki ilgili ceza mahkemesine) sunulmalıdır.
Kanun Yolu (İstinaf/Temyiz) Aşamasındaki Dosyalar (Geçici m. 1/6)
Dosyası henüz kesinleşmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) veya Yargıtay aşamasında olan sanıklar için usul farklıdır: BAM’da bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
- BAM’da bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki dosyalar ise doğrudan ilk derece mahkemesine iade edilir.
Uyarlama Yargılamasında Temel İlkeler ve Yargıtay Kararları
Uyarlama yargılaması, kesinleşmiş bir cezanın sonradan lehe değişen mevzuata göre yeniden değerlendirilmesi usulüdür ve Yargıtay içtihatlarıyla sınırları netleşmiştir.
- Aleyhe Değiştirme Yasağı: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin E. 2025/1349, K. 2025/6467, T. 26.05.2025 sayılı kararında vurgulandığı üzere; uyarlama yargılaması sonucunda verilecek yeni ceza, kesinleşmiş olan önceki cezadan daha ağır olamaz. Eğer yeni düzenleme sanık lehine bir sonuç doğurmuyorsa uyarlama talebi reddedilmelidir.
- İhtarın Beklenmesi: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin E. 2023/5143, K. 2023/10342, T. 18.12.2023 sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemenin ödeme yapılması için öngörülen sürenin (bu düzenleme için 6 ay) sonuna kadar beklemesi ve bu süre dolmadan hüküm kurmaması yasal bir zorunluluktur.
Dilekçede Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Hususlar
Hükümlülerin veya vekillerinin sunacağı uyarlama dilekçesinde şu dört husus mutlaka yer almalıdır:
- Eylemin Sınırlandırılması: Dosyadaki fiilin “yalnızca” hesap veya kart bilgilerini vermekle sınırlı olduğu, başka bir icrai hareketin (ikna, para çekme vb.) bulunmadığı vurgulanmalıdır.
- İhtar Talebi: 7589 sayılı Kanun Geçici 1/7 maddesi uyarınca zararı gidermek amacıyla tarafınıza “6 aylık süreyi başlatan resmi ihtarın” yapılmasını açıkça talep edin.
- Zarar Giderme İradesi: Mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermeye hazır olduğunuzu beyan edin.
- İnfaz Durdurma Talebinin Zamanlaması: Mevzuat gereği ödeme yapılmadan infaz durdurulamayacağından, dilekçede “ödeme gerçekleştirildiği anda infazın ivedilikle durdurulması” talebi yedekli olarak eklenmelidir.
Sonuç: İnfaz aşamasındaki kişiler için 6 aylık süre bir başvuru süresi değil, mahkeme ihtarından sonraki ödeme süresidir. Bu haktan yararlanmak için vakit kaybetmeden ilk derece mahkemesine “uyarlama yargılaması başlatılması ve ihtar yapılması” talepli bir dilekçe sunulmalıdır.
İnce & İnce Hukuk Bürosu olarak İzmir ve Bodrum/Muğla genelinde TCK m. 158/4 kapsamındaki uyarlama yargılaması başvurularında hükümlü ve vekillerine hukuki danışmanlık ve dilekçe desteği sunuyoruz.
İnfaz aşamasındaki bir dosyada bu haktan yararlanmak için mahkemeye sunulacak dilekçenin hazırlanmasında TCK 158/4 Uyarlama Yargılaması Dilekçe Örneği başlıklı yazımızdaki şablon ve zorunlu unsurlar listesi yol gösterici olacaktır. Dolandırıcılık suçunun genel unsurları için TCK 157 Dolandırıcılık Suçu, banka hesabı kullandırma ve nitelikli hâl kriterleri için ise TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 158/4 değişikliğinden kimler yararlanabilir?
Dolandırıcılık suçuna iştirak eden ancak eylemi yalnızca banka/kredi kartı veya hesap bilgilerini başkasına vermekle sınırlı olan, daha önce TCK m. 168 etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmamış kişiler bu indirimden faydalanabilir. Ceza, TCK m. 158/4 uyarınca yarı oranında indirilir.
Uyarlama yargılamasındaki 6 aylık süre ne zaman başlar?
6 aylık süre, hükümlünün başvurusu üzerine mahkemenin yapacağı resmi ihtarla başlar; kanunun yürürlüğe girdiği tarihten veya başvuru tarihinden değil, ihtarın tebliğinden itibaren işlemeye başlar (7589 s. Kanun Geçici m. 1/7).
Zarar giderilmeden infazın durdurulması mümkün müdür?
Hayır. 7589 sayılı Kanun Geçici m. 1/7 açıkça, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini düzenlemektedir; ödeme şartı gerçekleşmeden tahliye mümkün değildir.
⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır.

Av. Kadri İnce, LL.M.
Kurucu Ortak · İnce & İnce Hukuk Bürosu
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; Süleyman Demirel Üniversitesi Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı'nda "Ceza Muhakemesinde Hukuka Aykırı Delillerin Değerlendirilmesi Yasağı" başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamlamıştır. Ceza hukuku, göç-iltica ve insan hakları hukuku alanlarında çalışmaktadır.