İçeriğe geç

Trafik Kazası Tazminat Davasında Uzamış Zamanaşımı

Trafik kazalarının sonucunda kişiler yaralanmakta veya hayatlarını kaybetmektedirler. Yaşanan bu olaylar kazada kusuru olanların tazminat yükümlülüğünü de doğurmaktadır. Mevzuatımız bu kazalardan kaynaklı olarak ölüm veya yaralanmalar nedeniyle istenecek tazminat sürelerini diğer haksız fiillerden farklı tutmuştur. Buna da uygulamada uzamış zamanaşımı denilmektedir.

TCK’da öngörülen zamanaşımı süreleri m. 66 hükmüne göre belirlenmektedir.

Buna göre zamanaşımı süresi;

Ölümlü trafik kazalarında 15 yıl,

Yaralamalı trafik kazasında 8 yıl,

Hem ölü hem yaralı varsa 15 yıl olarak uygulanacaktır.

Yargıtay’ın konuyla ilgili ilke kararı konunun açıklanması bakımından çok önemlidir:

“…Somut olayda olduğu gibi, trafik kazası sonucunda bir kimsenin yaralanmasına neden olunması, ona karşı işlenmiş bir haksız fiil niteliğindedir. Borçlar Kanunu’nun 41.maddesinde genel olarak haksız fiil tanımlanmış, 60.maddesinde de, haksız fiilden zarar görenin, bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davanın, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Buna karşılık, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden Borçlar Kanunu’nun 60.maddesindeki düzenlemeden farklı, özel bir hüküm getirilmiş; anılan hükümdeki bir yıllık zamanaşımı süresi, bu tür tazminat davaları yönünden iki yıl olarak düzenlenmiştir. Aynı Maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve Ceza Kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde, bu sürenin, maddi tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.

Görüldüğü üzere, Borçlar Kanunu’nun 60. ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/2.maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından bir yıl yerine, iki yıl olarak öngörülmesidir.
2918 S.K.nun 109/2.maddesindeki düzenlemenin gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Eylemin ceza kanununda suç sayılmış olup olmadığı, kural olarak hukuk hakimince belirlenecektir. Söz konusu hüküm, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Ceza davasının açıldığı hallerde, sanığın mahkûmiyet kararından önce veya sonra ölmüş olması da, sonuca etkili değildir. Yine, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayırım da yapılmamış; böylece, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu öngörülmüştür.

Ceza Kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, her halde olay tarihinden itibaren işlemeye başlar; sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu aranmaz. Ancak, zarar veya onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise; davanın öğrenme tarihinden itibaren, 2918 S.K.nun 109.maddesindeki iki yıllık süre içerisinde açılması gerekir.
Öte yandan, uzamış zamanaşımı, suç sayılan eylemin failinin, tazminat davasının açılmasından önce veya davanın görülmesi sırasında ölmüş olduğu durumlarda, mirasçıları bakımından da uygulanır…”
 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/4–326 E. , 2008/325 K., K.T.:16.04.2008

Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazasından doğan tazminat davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Kural olarak zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde olaydan itibaren 10 yıldır. Ancak kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa, daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) ne zaman uygulanır?

TCK m. 66 uyarınca ölümlü trafik kazalarında 15 yıl, yaralamalı kazalarda 8 yıl, hem ölüm hem yaralanma varsa 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi tazminat talepleri için de geçerli olur.

Uzamış zamanaşımının uygulanması için ceza davası açılmış olması şart mıdır?

Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre eylemin ceza kanununa göre suç sayılması yeterlidir; ayrıca bir ceza davasının açılmış veya mahkumiyetle sonuçlanmış olması aranmaz.

Bu bölümdeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Av. Arb. Simge İnce
Bu içeriği inceleyen avukat

Av. Arb. Simge İnce

Kurucu Ortak · İnce & İnce Hukuk Bürosu

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2017'den bu yana iş kazaları ve trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarıyla ilgilenmekte, aktüerya hesaplamaları yapmaktadır. 2023'ten bu yana iş hukuku, sigorta hukuku ve tüketici hukuku alanlarında uzman arabuluculuk faaliyeti yürütmektedir.

Tazminat HukukuSigorta HukukuArabuluculuk

İzmir Barosu, Sicil No: 13466 · Arabulucu Sicil No: 43286

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0533 200 48 35 - Hemen Arayın