- Yasal Dayanak: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 5 (haksız şart), 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu m. 3-4-14/2, Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik m. 12/1-a
- Emsal Karar: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1205, K. 2026/1462 ve E. 2026/1206, K. 2026/1466, T. 03.06.2026 (kesin)
- Kritik İlke: Araç bedeli (ÖTV+KDV dahil) tamamen ödendikten ve gümrükleme tamamlandıktan sonra, satıcının faturayı geciktirerek artan ÖTV oranını tüketiciye yansıtması haksız şart teşkil eder
- Sonuç: Tüketiciler, satıcının gecikmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldıkları ÖTV farkını zarar kapsamında dava yoluyla geri alabilir
24 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe giren Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranı artışı sonrasında, bazı elektrikli araç satıcılarının, bedeli daha önce tamamen ödenmiş ve teslimatı bekleyen araçlar için sonradan “ÖTV farkı” adı altında ek ödeme talep ettiği görülmüştür. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 03.06.2026 tarihli iki kesin kararında, bu uygulamanın hukuka aykırı olduğu ve tüketicilerin ödedikleri farkı geri alabileceği hükme bağlanmıştır. Bu yazıda söz konusu kararların gerekçeleri ve mağdur tüketicilerin izleyebileceği hukuki yol açıklanmaktadır.
📋 İçindekiler Tablosu
Olayın Hukuki Arka Planı: ÖTV Artışı ve Sonradan Talep Edilen Fark
24 Temmuz 2025 tarihli ve 32965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren düzenlemeyle, binek otomobillerin (elektrikli araçlar dahil) ÖTV oranlarına esas matrahları ve oranları yeniden belirlenmiştir. İncelenen emsal kararlara konu olaylarda, tüketiciler aracın sipariş bedelini (ÖTV ve KDV dahil toplam satış fiyatını) bu tarihten önce tamamen ödemiş ve araçların gümrükleme işlemleri de 22.07.2025 tarihinde tamamlanmıştı. Buna rağmen satıcı şirket, 25.07.2025 tarihinde “ÖTV farkı” adı altında ek ödeme talep etmiş; ödenmediği takdirde aracın teslim edilmeyeceğini bildirmiştir. Tüketiciler, aracın teslim edilmemesi tehdidi altında bu ek ödemeyi yapmak zorunda kalmış, ardından noter ihtarnamesiyle iade talep etmiş, ancak satıcı şirket herhangi bir cevap vermemiştir.
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 15-16 Temmuz 2025 | Araç siparişi verilmesi ve peşinat ödemesi |
| 21-23 Temmuz 2025 | Bakiye araç bedelinin (ÖTV+KDV dahil) tamamının ödenmesi |
| 22 Temmuz 2025 | Aracın gümrükleme işlemlerinin tamamlanması |
| 24 Temmuz 2025 | Yeni ÖTV oranının Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi |
| 25 Temmuz 2025 | Satıcının “ÖTV farkı” adı altında ek ödeme talebi |
| 30 Temmuz – 4 Ağustos 2025 | Tüketicilerin noter ihtarnamesiyle iade talebinde bulunması |
| 3 Haziran 2026 | Ankara BAM 3. Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurularını esastan reddetmesi (tüketici lehine kesinleşme) |
Bölge Adliye Mahkemesi Neden Satıcıyı Sorumlu Tuttu?
Ankara BAM 3. Hukuk Dairesi, tüketici lehine verilen ilk derece mahkemesi kararlarını onayarak satıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kararların gerekçesinde öne çıkan hukuki tespitler şunlardır:
Vergiyi Doğuran Olay Fatura Kesimidir
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, malın tesliminden önce fatura düzenlenmesi hâlinde, faturanın düzenlenmesi vergiyi doğuran olay olarak kabul edilir. Karar gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere, “özel tüketim vergisini doğuran olayın meydana geldiği tarih (fatura kesilmiş olsaydı fatura tarihi) itibarıyla uygulanacak vergi oranının 24/07/2025 tarihli değişiklikten önceki oran olacağı tartışmasızdır.” Kanun’un 4. maddesine göre motorlu araç ticareti yapanlar ÖTV mükellefidir; 14/2. fıkrası ise beyannamenin ilk iktisap işlemleri tamamlanmadan önce verilip verginin aynı gün ödenmesini öngörür.
Ödeme ve Gümrükleme Tamamlandıktan Sonra Fatura Kesmeye Engel Yoktur
Mahkeme, araç bedelinin (vergiler dahil) tamamının tahsil edildiği ve aracın gümrükleme işlemlerinin bitirildiği, dolayısıyla satıcının araç üzerinde hukuki ve fiili tasarrufunun mümkün olduğu tarihten itibaren, nihai faturayı düzenlemesine yasal veya fiili herhangi bir engel bulunmadığını tespit etmiştir. Satıcının bu imkâna rağmen faturayı ÖTV artışından sonraya bırakması, kararda satıcının kusuru olarak değerlendirilmiştir.
7 Günlük Fatura Süresi Satıcıyı Tüketiciye Karşı Sorumluluktan Kurtarmaz
Satıcı savunmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 231/5. maddesindeki “malın tesliminden itibaren azami yedi gün içinde fatura düzenlenir” hükmüne dayanmıştır. Mahkeme bu savunmayı, “bu düzenlemenin mükellefin mali sorumlulukları açısından geçerli olup bundan kaynaklı olarak tüketicilerin zararına doğan sonuca tüketici davacının katlanmasının kabulü… sözleşme öncesi sorumluluk ilkesi ile uyuşmayacaktır” gerekçesiyle reddetmiştir. Diğer bir ifadeyle, VUK’taki 7 günlük süre satıcının vergi idaresine karşı mali sorumluluğuna ilişkindir; satıcının tüketiciye karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sözleşme Öncesi Sorumluluk ve Basiretli Tacir Yükümlülüğü
Mahkeme, satıcının tacir sıfatıyla (6102 sayılı TTK m. 18/2) basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu; vergisel düzenlemelerde değişiklik olabileceğini öngörüp karşı tarafın malvarlığına zarar vermeyecek şekilde tedbir alması, yani ödeme ve gümrükleme tamamlandıktan sonra faturayı gecikmeden düzenlemesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu yükümlülüğün ihlali, TMK m. 2’deki dürüstlük kuralına dayanan “güven ilkesi” çerçevesinde sözleşme öncesi sorumluluğu (culpa in contrahendo) doğurmuştur. Kararın sonuç kısmında bu tespit açıkça şöyle ifade edilmiştir: “Hal böyle olunca, davacının söz konusu ÖTV farkını zarar kapsamında talep edebileceğinin kabulü gerekir.”
Fiyat Sabitleme Yükümlülüğü: Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik m. 12
Yönetmeliğin 12/1-a bendi, yetkili satıcıların tescilsiz motorlu kara taşıtına ilişkin vergilerin alıcı tarafından ödendiği andan itibaren taşıtın satış fiyatını artırmamakla ve alıcıya fiyatı sabitleme hakkını bildirmekle yükümlü olduğunu düzenler. Vergiler dahil satış bedelinin tamamını tahsil eden satıcı, bu andan itibaren fiyatı sabitlemek zorundadır; sonradan yürürlüğe giren bir ÖTV artışını tüketiciye yansıtamaz.
Haksız Şart Değerlendirmesi (TKHK m. 5)
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 5. maddesi uyarınca, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartları haksız şart sayılır ve kesin olarak hükümsüzdür. Somut olayda mahkeme, satıcının kendi gecikmesinden kaynaklanan ÖTV artışını tüketiciye yansıtmasını bu kapsamda haksız şart olarak nitelendirmiştir.
Mağdur Tüketiciler Ne Yapmalı?
Aynı durumda olan, yani araç bedelini (ÖTV dahil) tam olarak ödemesine ve gümrükleme işlemleri tamamlanmasına rağmen sonradan “ÖTV farkı” adı altında ek ödeme yapmak zorunda bırakılan tüketicilerin izleyebileceği yol şu şekilde özetlenebilir:
- Belgelerin Toplanması: Sipariş sözleşmesi, ödeme dekontları, gümrükleme tarihini gösteren belgeler, satıcı ile yapılan yazışmalar ve varsa nihai fatura.
- İhtarname Gönderilmesi: Satıcıya noter kanalıyla, haksız tahsil edilen ÖTV farkının iadesi talepli bir ihtarname gönderilmesi, hem satıcıyı temerrüde düşürür hem de sonraki davada delil teşkil eder.
- Tüketici Mahkemesinde Dava Açılması: İhtarnameye rağmen ödeme yapılmaması hâlinde, tüketici mahkemesinde ayıplı mal veya ayıplı hizmet hükümleri çerçevesinde alacak davası açılabilir.
- Faiz Talebi: Haksız tahsil edilen bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte talep edilmesi mümkündür.
Bu tür tüketici uyuşmazlıklarında zamanaşımı süresinin belirlenmesi, ödeme tarihi, sözleşmenin niteliği ve talebin hukuki dayanağına göre değişebileceğinden, somut dosyanın bir avukat tarafından değerlendirilmesinde fayda vardır.
İnce & İnce Hukuk Bürosu, İzmir (Bayraklı Adliyesi) ve Bodrum/Muğla Adliyesi başta olmak üzere, araç alım satımından kaynaklanan ayıplı mal/hizmet ve haksız şart uyuşmazlıklarında tüketicilere hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Araç bedelini tamamen ödedikten sonra talep edilen ÖTV farkını ödemek zorunda mıyım?
Hayır, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin kesinleşen kararlarına göre, araç bedeli vergiler dahil tamamen ödendikten ve gümrükleme tamamlandıktan sonra satıcının faturayı geciktirerek artan ÖTV oranını yansıtması haksız şart sayılır. Bu ek ödeme aracın teslimi için hukuken şart koşulamaz ve ödenmiş olsa dahi iade davası ile geri alınabilir.
Satıcı, faturayı Vergi Usul Kanunu’ndaki 7 günlük süre içinde kestiğini söylüyor, bu bir savunma oluşturur mu?
Hayır. Mahkeme kararlarına göre VUK m. 231/5’teki yedi günlük süre, satıcının vergi idaresine karşı mali sorumluluğuna ilişkindir ve satıcının tüketiciye karşı sözleşme öncesi sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Satıcı, ödeme ve gümrükleme tamamlandığında faturayı düzenleyebilecek durumdaysa, bu imkânı kullanmayıp geciktirmesinden doğan zarardan sorumludur.
ÖTV farkını zaten ödedim ve araç teslim alındı, artık geri alma hakkım yok mu?
Hayır, ödemenin yapılmış ve aracın teslim alınmış olması iade hakkını ortadan kaldırmaz. İncelenen emsal kararlarda da tüketiciler ek ödemeyi yapıp aracı teslim aldıktan sonra dava açmış ve BAM, ödedikleri ÖTV farkının zarar kapsamında satıcıdan tahsiline karar vermiştir.
⚖️ Hukuki İnceleme: Bu makale İnce & İnce Hukuk Bürosu avukatları tarafından güncel mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde incelenerek yayına hazırlanmıştır. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.