KİRA PARASI · YABANCI PARA · TESPİT DAVASI

ÖZET: Kira parası yabancı para olarak ödenmekte
olup, bu durumda kira parasının yabancı para
üzerinden tespitinin talep edilmesinde usul ve
yasaya aykırı bir durum yoktur.
Y.6.HD.E.2014/13531 K.2015/415 T.19.01.2015

Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın
kısmen kabulü ile 01.01.2013 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin net
652,50 TL. olarak tespitine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı vekili
tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde, aylık 200 Euro kira bedelinin günümüz ekonomik
koşullarında yetersiz kaldığını belirterek kira bedelinin 01.01.2013
tarihinden itibaren aylık net 450 Euro olarak tesbitine karar verilmesini
istemiştir. Davalı vekili istenen bedelin fahiş olduğunu, ödenmekte olan
kira bedelin rayicin altında olmadığını belirterek davanın reddine karar
verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen ve karara dayanak yapılan 01.01.1996
başlangıç tarihli sözlü sözleşme ile kira parasının euro olarak belirlendiği
hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı vekilinin tespit
konusu dönem için aylık 250 euro ödediği de tarafların kabulündedir.
TBK’nın 344/son maddesinde “Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak
kararlaştırılmışsa, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamaz.
Ancak, bu Kanunun “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı 138.maddesi
hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde,
yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde tutularak üçüncü
fıkra hükmü uygulanır.” Düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda
TBK’nın 344/son maddesi ile davalının tespit konusu dönem için euro
üzerinden kira parasını ödediği gözetilerek dövizdeki değişikliklerin kira
parasına ne şekilde etki ettiği üzerinde durulmalı, davacının kira bedelinin
yabancı para olarak belirlenmesini talep etmesinde bir usulsüzlük
olmadığı da dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken
yazılı şekilde Türk Lirası üzerinden kira parasının tespitine karar verilmesi
doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı
HMK’ya 6217 Sayılı Kanun'la eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek
HUMK'un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma
nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine
yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz
edene iadesine, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

bu konu ile ilgili mail gönderin. e mail adresiniz? 
Subject 
Field 3 
Field 4 
Field 5 
  Send me a copy