KİRALANAN YERİN TAHLİYESİ • İSPAT KÜLFETİ

 

RESMİ TESPİT

ÖZET: Kiralanan yere ait anahtarın teslim edildiğini kiracı ispatlayacaktır.

Bu ispatlama yazılı delil ile yapılacaktır.

Ancak, kiralayanın yaptırdığı tespit ile kiralanan yerin boşaltıldığı tespit edilmiş ise, bu tespite itibar

edilmesi gerekir.

 

Y HGK E 2013/6-583 K 2014/269 T 12.03.2014

(…Dava, kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali

ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne

karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının 01.07.2007 başlangıç tarihli

kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, 2011 Ocak ay kira bedeli 1.550

TL’nin ödenmediği için davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalı tarafından

takibe itiraz edilip tahliye ettiğini ve anahtarı da müvekkile

teslim ettiğini beyan etmiş ise de, anahtarın teslim edilmediğini belirterek

itirazın iptali, kiralananın tahliyesi ve %40 tazminat istemiştir.

Davalı vekili ise kira borcu bulunmadığını, davacının 1.000USD güvence

parasını ödememek için bu davayı açtığını, taşınmazın 02.10.2010

tarihinde tahliye edilip anahtarında davacıya 09.10.2010 tarihinde teslim

edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.2007 başlangıç

tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında

bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı sözleşmeye dayanarak davalı

hakkında tahliye talepli başlattığı 12.01.2011 tarihli icra takibi ile

2011 Ocak ay kira bedelinin yasal süresi içinde yaptığı itirazında ve savunmasında

taşınmazı 02.10.2010 tarihinde tahliye ettiğini belirtmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kiralananın tahliye edilip edilmediği,

edilmiş ise hangi tarihte anahtarların teslim edildiği konusundadır.

Kiralanana ait anahtarların teslim edildiğinin kiracı tarafından kanıtlanması

gerekir. Davalı 02.10.2010 tarihinde tahliye ettiğini ve anahtarı

da 09.10.2010 tarihinde davacıya teslim ettiğini savunmuş ise de

bu iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamamıştır ancak davacı Kadıköy

 

4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/7 D.işler dosyasında 11.01.2011

tarihli dilekçesi ile tespit istemiş, mahkemece 17.01.2011 tarihinde

kiralananın kapısı çilingir vasıtasıyla açılarak taşınmaz içinde tespit

yapılmıştır her ne kadar anahtarın davacıya teslim edildiği kiracı tarafından

kanıtlanamamış ise de davacının yaptırdığı bu tespit ile kiralananı

teslim aldığının kabulü gerekir. O nedenle kiracı 17.01.2011 tarihine

kadar ki kiracı kira bedelinden sorumlu tutulmalıdır. Mahkemece

17.01.2011 tarihine kadar kira bedeli tutarı üzerinden itirazın iptaline

ve kiralanan tespit tarihi itibariyle tahliye edilip anahtarında bu tarih

itibariyle teslim edildiği kabul edilerek tahliye konusuz kaldığından bu

konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken,

yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir…)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan

yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili Hukuk Genle Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde

temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali ve

kiralananın tahliyesine ilişkindir.

Yerel Mahkemece, davanın kabulüne daire verilen karar, davalı vekilinin

temyizi üzerine; Özel Daire’ce metni yukarıda başlık bölümünde aynen

alınan ilam ile bozulmuş; mahkemece, önceki gerekçeler ve ayrıca

davacı tarafından tespit yaptırıldığı tarihte, kiralananın anahtarlarının

kiralayana teslim edilmediği, tahliye için asıl olanın anahtar teslimi olduğu

gerekçeleri ile direnme kararı verilmiş, direnme kararını davalı vekili

temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, mecurun

davacının tespit yaptırdığı tarih olan 17.10.2011 tarihinde mi, yoksa

icra memuru vasıtası ile haciz işleminin uygulandığı 01.12.2011 tarihinde

mi tahliye edilmiş sayılacağı; buradan varılacak sonuca göre de kira alacağının

hesabında hangi tarihin esas alınacağı noktalarında toplanmaktadır.

Somut olayın özelliğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına,

dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici

nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma

kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasalara

aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır

 

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel

Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun

30. Maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen

“Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK.’nun 429.

maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin

harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanun’un 440.maddesi uyarınca

tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere

12.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Baro Dergisi Kasım Aralık 2014 s:608

bu konu ile ilgili mail gönderin. e mail adresiniz? 
Subject 
Field 3 
Field 4 
Field 5 
  Send me a copy