YARGITAY  8. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/3751   K. 2012/3959   T. 8.5.2012

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 

KARAR : 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.nun 366.maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi; 

2- Alacaklı H... A.Ş. tarafından borçlu G.B. hakkında ticari alışveriş nedeniyle ( satışlarda ) doğmuş doğacak borcun 78.000 TL'sine kadar olanının tahsilini temin için verilen limit ipoteğine dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, borçlulara örnek 6 numaralı icra emrinin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu G.'nin ipotek senedinde imzasının, alacaklı ya da borçlu sıfatının bulunmadığı şikayeti üzerine, icra mahkemesince cari hesap borçlusunun şikayetçi olması nedeniyle aleyhinde takip yapılmasında usulsüzlük görülmediğinden şikayetin reddine karar verildiği ve borçlu vekilince kararın temyiz edildiği görülmektedir. 

İİK.nun l50/ı maddesinde "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran ... " başvurusu üzerine ve anılan maddede yazılı koşulların oluşması halinde "icra müdürünün aynı Kanunun 149.maddesi uyarınca işlem yapacağı" yazılıdır. Bu maddede krediyi kullanan tarafın banka ya da finans kurumları veya hükmi şahıslar olması gerektiği yönünde bir kısıtlama getirilmemiş ise de taraflar arasında maddede öngörüldüğü şekilde işleyen bir kredinin varlığı ön koşul olarak belirlenmiştir. İİK.nun l50/ı maddesi uyarınca taraflar arasında cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen bir ilişki bulunmadığı takdirde borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamaz. 

Somut olayda icra takip dosyasının incelenmesinde, ipoteğin alacaklı şirket ile borçlu G. arasında doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği ve üst sınır (limit) ipoteği olduğu, alacaklı tarafından ticari alışveriş sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmesi için borçluya ihtarname gönderilerek, İİK.nun 150/ı maddesi uyarınca takibin başlatıldığı anlaşılmıştır. 

Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin dayanağı sözleşmenin cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredinin kullandırıldığını göstermemesi nedeniyle alacaklı İİK.nun 150/ı maddesinden faydalanamaz. Öte yandan, İİK.nun 150/ı ve buna bağlı olarak uygulanacak olan 68/b maddesi alacaklı banka lehine düzenlemeleri içermekte olup anılan kredilerde nitelik itibariyle bankalar tarafından verilebilmektedir. Bu nedenle İİK.nun 150/1. maddesindeki düzenlemenin banka ve kredi veren kuruluşlar için getirildiği, diğer gerçek ya da tüzel kişilerin anılan maddeye dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapmalarının mümkün olmadığı düşünülmelidir. 

O halde, alacaklının genel mahkemelerde dava açıp alacağını miktar olarak belirlemeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapması mümkün olmayıp, alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece isteminin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. 

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. 

 

bu konu ile ilgili mail gönderin. e mail adresiniz? 
Subject 
Field 3 
Field 4 
Field 5 
  Send me a copy